Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Benlik algısı

Kendimizi tanıtırken ne kadar özgürüz? yada ne kadar özgür olabiliriz? Birçoğumuz, kim olduğumuzu anlatırken dışarıdaki insanların gözünde nasıl göründüğümüze, toplumun beklentilerine ve etik değerlerin sınırlarına göre anlatırız.  Asch'ın 1951 yılında yaptığı uyum deneyinde katılımcılar, bir çizgi uzunluğunu karşılaştırmaları için sıraya diziliyor. Her seferinde onlara üç çizgi gösteriliyor ve hangisinin örnek çizgiyle aynı uzunlukta olduğunu söylemeleri isteniyor. Deneyin püf noktası ise, katılımcıların çoğunun aslında “deneyci” rolündeki gruptan oluşması ve bilinçli olarak yanlış cevap vermeleri. Gerçek katılımcı ise bu grubun içinde, kendi gözlemlerine rağmen grubun verdiği yanlış cevaba uyum sağlamak zorunda hissediyor. Yani, birçok kişi doğru cevabı bildiği hâlde, grubun etkisiyle yanlış cevap veriyor. İşte buna  sosyal uyum (social conformity) deniyor; yani bireyin, kendi gözlemi veya içsel doğrusu yerine, grubun davranış ve görüşlerine uyum göstermesi durumu. Toplumun...

Kendimize Verdiğimiz Değer

Belki de hayatımızdaki en ağır yüklerden biri, kendimize verdiğimiz (daha doğrusu vermediğimiz) değer.  Hepimiz bazen farkında olmasak da içimizde bir terazi taşırız. Kendimizi nasıl gördüğümüzü belirleyen şey, o terazinin kefelerine koyduğumuz şeylerdir. Kimi için teraziye başarılar konur notlar, terfiler, kazanılan yarışmalar, kıyafetler, güzellik… Bunlar arttıkça kefe ağırlaşır, değer duygusu artar.  Peki ya tökezlersen, başarısız olursan, kovulursan, kaybedersen? Tüm değerin kaybolmuş gibi hissedersin. Çünkü tüm değer o kefeye bağlıydı. Kimileri terazisini başkalarının gözlerine bağlar. İlgi gördükçe, takdir aldıkça değerli hisseder. Ama o gözler başka yöne çevrildiğinde, koca bir boşluk kalır ellerinde. Çünkü terazileri başkalarının ellerindedir. Bazılarımız da kendimizi geçmişle tartarız. Çocukluğumuzda duyduğumuz bir cümle, “Aferin”, “Sen bir işe yaramazsın” gibi… O eski sesler hâlâ bugünkü terazimizin kefelerini belirler. Yıllar geçse bile, biz fark etmeden onları kull...